2024

Merhaba,

Zaman ne kadar hızlı akıyor değil mi? 

Bir Pazartesi oluyor Bir Cuma;  yeni ay ne zaman başlıyor ve bitiyor anlayacak zaman bile olmuyor. 

Yılbaşı heyecanı derken bir bakıyoruz yıl bitmiş, elde var yine bir bitmemişlik-tamamlanmamışlık hissi. 

Bu hızdan kaçış yok sanırım ama dileğimiz yeni yılda tüm telaşlarınızın güzel amaçlar için olması ve sizi yorup üzmemesidir.  

1959 Baskılı kitaptan (“Dünya Kaçtı Gözüme”)  fotoğrafladığımız Özdemir Asaf şiiriyle tekrar merhaba!

Saygılarımızla,

2023

Merhaba,

Bu kez Nazım Hikmet’in Bursa Hapishanesinden yazdığı şiirle yeni yılı karşılayalım.

Tüm olumsuzluklara rağmen, iyimserliğimizi kaybetmeden, sağlıkla ve huzurla yaşanacak bir yıl dileriz.

Saygılarımızla,

2021

2021

Merhaba,

Bu sene yine Sümer uygarlığından bizlere ulaşan, tarihte ilk yazılı eser olarak bilinen yarı ölümsüz Gılgamış’ın ölümlü Enkidu ile çıktığı serüvenleri anlatan Gılgamış Destanından alıntılanan bir bölümle 2020’ye veda edip 2021’e merhaba diyelim.

Umarız her anlamda zorlu geçen 2020’den öğrendiklerimizi unutmayız!

2020

Evet, zaman bir “gösterge”: “geçmiş”, “bugün” dediğimiz şeyin içinde saklı duran bir anılar yumağı. Aynı zamanda gelecekten de kehanetler içeren bir yumak bu. Yaşadığımız her şey ardımızdan yuvarlanıp birikerek “şimdi” yi oluşturduğu için geçip gitmiş, kaybedilmiş bir şey de yok aslında.

Geçmiş geri getirilemiyor ama içinde yaşadığımız zaman, “ruhlarımıza zaman içinde kazanılmış deneyimler” olarak yerleştiği için, yaşadığımız her şey ruhlarımıza siniyor ve biz onu ancak “bilinç” yardımıyla geri çağırabiliyoruz.

Bu yazı Ercan Kesal’ın “Velhasıl” kitabından “Bahar Karşılaması” adlı bölümden alıntılandı.

Gelecek yılın geçmiş yılları özletmemesi dileğiyle, huzurlu ve sağlıklı nice günlere!

2019

Merhaba,

Zaman zaman marka olarak neden “SÜMER” kelimesini seçtiğimiz soruluyor: çünkü bilinen-kanıtlanabilen ilk buluşlar Sümerlilere aittir ve biz de sınai haklarla ilgilenen bir danışmanlık şirketi olarak SÜMER kelimesinin bu konuya çok uygun olduğunu düşündük.

Tarihte bilinen ilk buluşların Sümerlilere ait olduğunun kanıtları ise, aksi iddia edilemeyecek netlik ve açıklıktaki, “tabletler”dir.

Sümerliler yazmayı, kayıt etmeyi, iz bırakmayı seven bir uygarlıktı ve bu sayede biz artık sahip olduğumuz geleneklerin, öğretilerin, bilgilerin çok önemli bir kısmının kökeninin Sümerlilere dayandığını öğrenmeye başladık. Başladık diyoruz zira tabletlerin çok önemli bir kısmı henüz çözümlenmemiş durumdadır.

Bu yıl yine, insanlık tarihinde bilinen ilk yazılı eserden Sümerlilerin Gılgamış Destanı’ndan,  bir alıntı ile yeni yılınızın sağlıklı ve huzurlu geçmesini diliyoruz.

2018

Merhaba,

Sümerliler, tarihte bilinen ilk “küresel ısınma” nedeniyle yerlerinden olup, başka bir bölgeye göç edip orada uygarlıklarını geliştirdiler, kalıcı olmasını sağladılar.

M.Ö. 7500’lerde büyük ısınma nedeniyle eriyen buzullar sonucu oluşan Büyük Tufan (Nuh Tufanı) sonrası kuzeyden, Kafkasya’dan Aşağı Mezopotamya (ırmaklar arası) olarak adlandırılan bölgeye yerleşen Sümerliler sanıldığı gibi buluşlarını Mezopotamya’da gerçekleştirmemiş, daha önce bulundukları bölgeden oraya taşımışlardır.

Daireyi 360 dereceye, günü 24 saate bölüp, gök cisimlerin uzaklıklarını ve devinimlerini hesapladılar, yazdılar, çizdiler, ektiler, sulamalı tarım yaptılar, çivi yazısı diye adlandırılan yazıyı buldular, yazı yazdıkları tabletlerin kalıcı olmasını pişirerek sağladılar. Arkalarında binlerce tablet bıraktılar; yazdıkları günümüze kadar geldi ve Gılgamış Destanı işte bu tabletlerden çözümlenip okunan bir destan, insanlık tarihinde bilinen ilk yazılı eser!

Gılgamış yola çıkarken Uruk kentinin “yaşlılar”ının ona ilettiği dileklerini, biz de 2018 yılında sizin için diliyoruz.